Nanoteknoloji nedir? Cambridge Nano-Bilim Merkezi ve Nokia Araştırma Merkezi'nin araştırmalarının sonucu bakın nerelere varıyor.
http://www.nokia.com/NOKIA_COM_1/About_Nokia/Research/Demos/Morph/video/flash/morph_player.swf
10 Ağustos 2008
2 Ağustos 2008
Pazarlama, kakalama...
20. yüzyılın son çeyreğinde, yani ilk gençlik yıllarımda, ajanslardan sıklıkla Amerikan Cape Caneveral uzay üssü ve Fransız Guyanası'ndan fırlatılma hazırlığındaki uzay mekiklerinin fırlatılmasının ertelendiği haberleri geçerdi. Fırlatmanın gecikmesine sebep olarak umumiyetle ya rampa ya da yakıt tankında meydana gelen beklenmedik bir arıza olduğu ilan edilirdi dünya kamuoyuna. (Uzay çalışmalarının büyük bir ivme kazandığı ilk yıllarda NASA tarafından kullanılan bilgisayarların, günümüz çok programlı, çok maharetli, yıkayacağı çamaşırın hangi kumaştan mamül olduğunu dahi sezebilen, çamaşır makinelerinden bile daha zayıf işlemcilere sahip olduğu gerçeğini öğrendikten sonra, Ay'ın toplam hacminden daha büyük spekülasyonlara konu olmuş 1969 yılındaki ilk Ay seyahatine artık Dünya ve Ay arasındaki mesafenin 8 katı kuşkuyla yaklaşıyoruz. Bu, ayrı bir yazı konusu olsun.)
Veli Amca'nın "Süpppper Gizli, Mega Kozmik Top Secret Gizli Projesinin" günyüzüne çıkma tarihinin büyük bir talihsizlik eseri olarak ertelendiğini kendi ağzından duyunca, bu bahsettiğim haberler geldi aklıma.
Ama serde bilim insanlığı var ya, Veli Amca bu gecikmeyi bile 28 bilinmeyenli matematik problemi kisvesi altında bize pazarlıyor. Veli Amca'nın adres defterindeki bir çok kişi bu gizli projenin ne olduğuna dair ufak ipuçları barındıran nev-i şahsına münhasır, hangi metoda göre kurgulandığı pek de belli olmayan, ne idüğü muamma harf-rakam karışımı tabloyu çözmeye uğraşıyorlar Allah-ul Azim. Çok şükür peşinden ikinci mail de geldi de, bu karmaşık, bilimsel görünmesine uğraşılmış(!), zehirli sarmaşık benzeri tabloya ne şekilde yaklaşılması gerektiğini bir nebze öğrenmiş olduk. İlk başta düzensiz, anlamlı kelimeler oluşturmaktan uzak harf kalabalığının en altında Uncle Veli, bu problemin çözümünde ihtiyacımız olan itici gücü verecek gazlı cümleler eklemeyi de ihmal etmemiş. "Bul parayı, al karayı" misali.
Bakkal, çırağına: "Müşteriyi dükkandan eli boş gönderme." demiş. "Senden toz şeker isteyen müşteriye, toz şeker yok deme; küp şeker öner" deyip, dükkanı da çırağa emanet edip çıkmış. Bir müşteri gelip çıraktan tuvalet kağıdı istemiş. Çırak, öğrendiği pazarlama stratejisini ilk kez kullanacak olmanın verdiği heyecanla müşteriye: "Tuvalet kağıdı kalmadı, zımpara kağıdı vereyim mi?" demiş.
Pazarlama ilmine vakif tezgahtar, kol düğmesi almaya gelmiş müşteriye gömlek satabilendir. Bay Veli'nin, pazarlamayı membaından öğrendiği kesin. "Gizli proje kalmadı, sudokudan bozma bilmece var, vereyim mi?" Ver Veli Amca, ver. Gizli olan her şey makbulümüzdür. Ne de olsa o bilmecenin içerisinde de birşeyler GİZLİ değil mi?
Veli Amca'nın "Süpppper Gizli, Mega Kozmik Top Secret Gizli Projesinin" günyüzüne çıkma tarihinin büyük bir talihsizlik eseri olarak ertelendiğini kendi ağzından duyunca, bu bahsettiğim haberler geldi aklıma.
Ama serde bilim insanlığı var ya, Veli Amca bu gecikmeyi bile 28 bilinmeyenli matematik problemi kisvesi altında bize pazarlıyor. Veli Amca'nın adres defterindeki bir çok kişi bu gizli projenin ne olduğuna dair ufak ipuçları barındıran nev-i şahsına münhasır, hangi metoda göre kurgulandığı pek de belli olmayan, ne idüğü muamma harf-rakam karışımı tabloyu çözmeye uğraşıyorlar Allah-ul Azim. Çok şükür peşinden ikinci mail de geldi de, bu karmaşık, bilimsel görünmesine uğraşılmış(!), zehirli sarmaşık benzeri tabloya ne şekilde yaklaşılması gerektiğini bir nebze öğrenmiş olduk. İlk başta düzensiz, anlamlı kelimeler oluşturmaktan uzak harf kalabalığının en altında Uncle Veli, bu problemin çözümünde ihtiyacımız olan itici gücü verecek gazlı cümleler eklemeyi de ihmal etmemiş. "Bul parayı, al karayı" misali.
Bakkal, çırağına: "Müşteriyi dükkandan eli boş gönderme." demiş. "Senden toz şeker isteyen müşteriye, toz şeker yok deme; küp şeker öner" deyip, dükkanı da çırağa emanet edip çıkmış. Bir müşteri gelip çıraktan tuvalet kağıdı istemiş. Çırak, öğrendiği pazarlama stratejisini ilk kez kullanacak olmanın verdiği heyecanla müşteriye: "Tuvalet kağıdı kalmadı, zımpara kağıdı vereyim mi?" demiş.
Pazarlama ilmine vakif tezgahtar, kol düğmesi almaya gelmiş müşteriye gömlek satabilendir. Bay Veli'nin, pazarlamayı membaından öğrendiği kesin. "Gizli proje kalmadı, sudokudan bozma bilmece var, vereyim mi?" Ver Veli Amca, ver. Gizli olan her şey makbulümüzdür. Ne de olsa o bilmecenin içerisinde de birşeyler GİZLİ değil mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)